29 Ekim 2026, Perşembe: İZMİR / ANKARA – KASTAMONU
Sabah saat 08.00’de İzmir Adnan Menderes Havalimanı İç hatlar AJet kontuarı önünde buluşma ve saat 09.50’de Ankara’ya hareket. Saat 11.05’te Ankara’ya varış ve havalimanında bizi bekleyen rehberimiz ve aracımızla buluşma. Antik çağlardaki stratejik yeri ve yakın tarihimizdeki tarihi önemi nedeniyle günümüzde de bizlere oldukça zengin sunumlar yapacak olan Kastamonu yolculuğumuza başlıyoruz. Yolculuğumuz yaklaşık 3 saat sürecektir. Alınacak öğle yemeği sonrasında Kastamonu Kalesi hakkında bilgiler alarak Liva Paşa Konağı Etnografya Müzesi'ne gidiyoruz. Ardından Münire Medresesi ve Yılanlı Darüşşifa Medresesi görerek, Nasrullah Kadı Külliyesine ve meydanına ulaşıyoruz. Kastamonu’nun ara sokaklarında ise birbirinden özel ve olağanüstü sivil mimari örneklerini göreceğiz. Şerife Bacı Anıtı, Kastamonu Hükümet Konağını görecek ve Saat Kulesinden Kastamonu’nun eşsiz manzarasını fotoğraflama imkanı bulacağız. Son olarak Mimar Vedat Tek Anı-Sanat-Restorasyon Merkezine uğrayacağız. Kastamonu’da bulunan otelimize gidiş ve yerleşme. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
30 EKİM 2026, Cuma: KASTAMONU – KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARKI (Pınarbaşı, Horma ve Valla Kanyonu, Ilıca Şelalesi) – AMASRA
Sabah kahvaltı sonrası belirlenen saatte otelimizden hareket. Pınarbaşı / Küre Dağları’na doğru yola çıkıyoruz. Küre Dağları Millî Parkı, barındırdığı endemik bitkiler ve zengin florasıyla Avrupa’nın biyo-çeşitlilik açısından önemli ekolojik noktalarından birisidir. Avrupa’nın en seçkin koruma alanlarını simgeleyen “Pan Parks” sertifikasına sahip Türkiye’deki tek doğal alandır. Millî park, tampon bölge uygulamasıyla dış etkenlerden korunuyor. Tampon bölgede, tam sekiz ilçe ve 23 köy bulunuyor. Bu uygulama, şimdilik sadece Küre Dağları Millî Parkı’nda geçerli. İlk olarak Valla Kanyonunu kuş bakışı seyretmeye gidiyoruz. Devrekani Çayı'nın Karadeniz'e ulaşmak için Küre Dağları'nı yarıp geçtiği doğal bir fenomen Valla Kanyonu! "Vahşi Cennet" olarak anılan dünyaca ünlü Valla Kanyonunda kendinizi, düşlerinizin ötesine geçen bir doğal ortamın içinde hissedeceksiniz. Sonrasında hemen yakınındaki Pınarbaşı’na gidiyoruz. Pınarbaşı İlçesine vardığımızda bir cennetle karşılaştığımızı hissediyoruz. Yeri göğü kaplayan zümrüt yeşili ormanlar, bir milyon yıllık doğal oluşumlar arasında Ilıca Köyü içinde bulunan, Bizanslılardan kalma bir hamamı geziyoruz. Ardından Suların 15 metre yüksekten dökülerek doğal bir havuz oluşturduğu Ilıca Şelalesi’ne gidiyoruz. Şelalenin en önemli özelliği, havuzun yemyeşil bir bitki örtüsü ile çevrili olması ve yüzmek için plajı andıran küçük bir kumsalı olması. Horma Kanyonu son uğrak noktamız. Karstik yapıya sahip kanyonda suların oyduğu dev taş kazanlar, müthiş bir görsellik sunuyor. Fotoğraf meraklıları için Horma Kanyonu, Karadeniz’in eşsiz güzelliklerini gözler önüne seriyor. Buradaki yürüyüş platformlarında manzaranın keyfini çıkardıktan sonra “Çeşmi Cihan’’ Dünyanın gözü olarak nitelendirilen, limanı ve balığıyla ünlü Karadeniz’in şirin beldesi Amasra’ya doğru yola çıkıyoruz. Denize doğru uzanmış bir burun, burnun iki yanında korunaklı birer liman görevi gören iki koy ve ana karaya bağlı ve bağımsız adaları ile eşsiz bir görsel güzelliğe de sahip olan Amasra; 3000 yıllık tarihi, yerel el sanatları, balıkçılığı ve kendini çevreleyen ormanlık alanları ile görülmeye değer yerlerden biridir. Otelimize gidiş ve yerleşme. Dinlenme. Akşam yemeğimizi almak üzere restoranımıza gidiyoruz. Konaklama otelimizde.
31 Ekim 2026, Cumartesi: AMASRA – SAFRANBOLU
Sabah kahvaltı sonrası otelden ayrılıyoruz. Eski Ceneviz yerleşimi olan bu şirin beldede; Amasra Kalesini, surları geziyor ve resimliyor ve Amasra müzesini geziyoruz. Ağaç oymanın en güzel örneklerini görebileceğiniz çarşısında verilecek alışveriş molası sonrasında Amasra’ya veda ediyor ve Safranbolu’ya hareket ediyoruz. Adını yörede yetişen safran bitkisinden alan Safranbolu; Türklerin ve Rumların ortak yaşantısının izlerini taşıyan bir kent. Panoramik olarak göreceğimiz turumuza Hıdırlık Tepesine çıkarak başlıyoruz. Kenti kuşbakışı resimleyecek ve bilgi alacağız. Safranbolu’nun en güzel gezi evi olan; Kaymakamlar Konağı’nı gezerken kendinizi zaman tünelindeymiş gibi hissedeceksiniz. Hükümet Konağı’nı ve Saat Kulesinin bulunduğu Kale mevkiini; Safranbolu’nun ruhunu yansıtan sokaklardan geçerek panoramik Cinci Hanı ve Hamamı, İzzet Mehmet Paşa Camii, Akçasu Kanyonunu, Köprülü Mehmet Paşa Camiini ve avlusundaki Güneş Saatini geziyor ve bilgi alıyoruz. Evleri ve lokumlarıyla meşhur tarihi kentin meşhur lokumcusunda lokuma dair bilgi alırken aynı zamanda lezzetli lokumlarından tatma ve alışveriş imkânı sizleri beklemekte. Yemeniciler Arastasında verdiğimiz alışveriş molasının ardından otelimize gidiş ve yerleşme. Akşam yemeği. Konaklama otelimizde.
01 Kasım 2026, Pazar: SAFRANBOLU – ANITKABİR – ANKARA / İZMİR
Sabah kahvaltısı sonrası Ankara’ya hareket. Galatlardan Roma İmparatorluğu’na, Selçuklulardan Osmanlılara kadar tarihi şekillendirmiş birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Ankara, Cumhuriyetin kuruluş yıllarında küçük bir şehirdir. Başkent olmasıyla beraber geçen yıllar içinde dev bir metropol olarak şekillen bu şehirde ilk olarak Ankara Rasattepe (Anıttepe) de bulunan Türk Kurtuluş Savaşı'nın, inkılapların önderi Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı BAŞKOMUTAN GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ün ebedi istirahatgahı olan ANITKABİR ziyaretimizi gerçekleştireceğiz. Anıtkabir’de Aslanlı yolun başında İstiklal ve Hürriyet Kuleleri ve bunların önlerinde yer alan Kadın ve Erkek heykel gruplarını görüp yolun sonunda bulunan Barış Kulesi, Zafer Kulesi, İsmet İnönü Mozolesi ve 23 Nisan Kulesinde sergilenen eserler görüldükten sonra Atamızın huzuruna Mozoleye çıkıyoruz. Sonrasında Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesini gezecek ve Anıtkabir'e veda edeceğiz. Panoramik şehir turumuzda; Çankaya’da bulunan elçilik binaları, Pembe Köşk, eski Cumhurbaşkanlığı Konutu göreceğimiz yerler arasında bulunmaktadır. Yakın tarihimizin acı hatıralarını barındıran insanı duygulandıran Ulucanlar Cezaevi Müzesi’ni göreceğiz. Zindanlar, koğuşlar, tecrit odaları, kapalı görüş yeri… bir dönem kaç kişinin can verdiği bilinmeyen dar ağacı… Neşet Ertaş’ın hapishanelere güneş doğmuyor türküsü burada daha bir anlam kazanıyor. Her şey çok gerçekçi… Cezaevi ziyaretimiz sonrası eski Ankara’yı görmek üzere Samanpazarı’na gidiyoruz. Bakırcılar, pirinççiler, ferforje atölyeleri, antikacılar, halıcılar, kilimciler gibi gezmesi çok keyifli dükkanlara ev sahipliği yapan, restore edilmiş eski Ankara evlerini göreceğiz. Ödüle layık görülmüş, restorasyon ve sokak sağlıklaştırma projeleri ile yeni bir çehre kazanmış hem yerli hem de yabancı turistlerin Ankara’da en çok ziyaret ettikleri yer olmayı başarmış olan Hamamönü’nde sonlandırıyoruz. Hamamönü; Ankara’nın merkezi diyebileceğimiz bir noktada yer almasına rağmen kentin kalabalığı ve gürültüsünden tamamen uzak olması dolayısıyla kültürel ve tarihi doku içerisinde yer alan mekânlarıyla koşuşturmadan kaçarak sakin bir yer arayanların da gözdesi. Akşam yemeği serbest. Belirlenen saatte Ankara Esenboğa havalimanına geçiyoruz. AJet kontuarında bilet işlemleri sonrasında saat 23:50’de İzmir’e uçuş. Saat 01:10’da İzmir’e varış ve turumuzun sonu.

