16 Nisan 2025, Çarşamba: İZMİR - İPSALA
Akşam 20.30‘da Üçkuyular’da, 21.00‘de Lozan Meydanı’nda, 21:30 da Bostanlı’dan konuklarımızı alıyoruz. Çanakkale istikametinde yola çıkarak gece yolculuğuna başlıyoruz. Zaman zaman mola vererek; Ayvalık, Edremit, Çanakkale üzerinden ilerliyoruz…
17 Nisan 2025, Perşembe: İPSALA - GÜMÜLCİNE - PORTO LAGOS - İSKEÇE - FİLİPPOİ – DRAMA
Tahminen gece yarısında 1915 Çanakkale Köprüsünden geçiyor, sabah erken saatlerde İpsala Sınır Kapısına ulaşıyoruz. Standart sınır geçiş işlemlerinden sonra, Yunanistan’a giriyoruz. Dedeağaç üzerinden ilerleyerek, Batı Trakya’nın Türk/Müslüman nüfus yoğunluğu açısından en önemli kenti olan Gümülcine’ye gidiyoruz. Öncelikle bölgenin geleneksel börekleriyle keyifli bir kahvaltı yapıyoruz (serbest). Sonra Gümülcine’de şehir turumuzu yapıyoruz. Osmanlı dönemi eserleriyle dolu “eski kentte” yürüyerek; Eski Cami, Yeni Cami ve İmaret gibi kamusal yapıları ve sivil mimari örneklerini görüyoruz. Şehir merkezinin havasını koklamak için biraz da serbest zaman verdikten sonra yeniden yola çıkıyoruz. Eski yol güzergâhında ilerleyerek, Porto Lagos’a ulaşıyoruz. Günümüzde bir lagün niteliğinde olan, zengin flora ve faunası ile koruma altında bulunan, Vistonida Gölü ile Ege Denizi arasındaki dar kıstaktaki iki adacık üzerine kurulu ve görselliği ile ünlü, Aziz Nikola Manastırını ziyaret ediyoruz.“Yola devam” diyor ve Batı Trakya’nın Türk/Müslüman nüfus yoğunluğu açısından ikinci önemli kenti olan ve Şubat / Mart aylarında yapılan karnavalı ile bilinen İskeçe’ye doğru ilerliyoruz. Kent merkezinde biraz bilgi aldıktan sonra, “eski kentte”, geleneksel tavernaların bulunduğu bölgede öğle yemeği için serbest zaman veriyoruz. Yemekten sonra İskeçe’den ayrılıyor ve Lozan Anlaşması çerçevesinde yapılan Mübadeleye sınır teşkil eden Karasu (Nestos) Nehrini geçerek, Drama yolu üzerinde bulunan, 2016 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine giren Filippoi Antik Kentine ulaşıyoruz. MÖ IV yüzyılın ortalarında kurulan, Roma tarihinde önemli rol oynamış ve kendi adıyla anılan bir savaşa sahne olmasının yanı sıra, Avrupa topraklarında Hıristiyanlığın öğretildiği ilk yer Filippoi’dir. Doğu Makedonya’nın en önemli antik kentini geziyor, bilgi alıyor ve fotoğraflıyoruz. Akşama doğru Drama’ya ulaşıyor ve otelimize yerleşiyoruz. Bu gece akşam yemeği ve konaklama Drama kent merkezindeki otelimizde. Belki dinlenmek için hemen odalarımıza çekilmek isteyebiliriz. Ancak az daha gayret edersek, yılda bir defa yaşanan Paskalya atmosferini izlemeye çıkabiliriz.
Paskalya haftası, özel törenlerle kutlanır. İsa’nın çarmıha giden süreçte yaşadıklarına dair birçok ritüele sahne olur. Dini ve sosyal gelenekler özde aynı olsa da her toplumda farklı bazı uygulamalar yapılır. Drama’da bugün kent merkezindeki mağazalar 21:00’e kadar açık olacaktır. Yarın ise saat 13:00’de açacaklardır. Yani yarın sabah saatlerindeki yürüyüş turumuz sırasında kent pek de canlı olmayacaktır. Drama’yı Paskalya’nın tüm canlılığı ile görmek isteyen konuklarımıza tavsiyemiz, yol yorgunluğuna yenilmeyip, rehberimiz eşliğinde araçla kent merkezine gitmeleri ve mekân tavsiyeleri de alarak bu akşam çıkmalarıdır.
18 Nisan 2025, Cuma: DRAMA - ALYSTRATİ MAĞARASI - SEREZ – SELANİK
Sabah kahvaltısından sonra otelden ayrılıyoruz. Drama şehir merkezinde keyifli bir yürüyüş yapıyoruz. Turumuza Hıristiyanlığın önemli azizelerinden olan ve şehrin koruyucusu kabul edilen Azize Barbara’nın adını taşıyan, ev sahipliği yaptığı dini ve sosyal gelenekler açısından kent yaşamında önemli rolü olan su kaynaklarından başlıyoruz. Ardından; Osmanlı dönemi yapılarından olan ancak mübadele sonrasında kiliseye çevrilen ve hâlihazırda kilise olarak faaliyet gösteren Beyazıt Camii, yakın zamanda restorasyonu tamamlanan Şadırvan Camii, restorasyonu devam eden Arap Camii gibi Osmanlı eserlerinin yanı sıra eski kentin Bizans Surları ile kamusal yapılar ve anıtları, sivil mimari örnekleri görüyoruz. Kent merkezinde kısa bir kahve molası verdikten sonra Drama’dan ayrılıyoruz. Yolculuğumuz Serez yönünde devam ediyor. Serez yolu üzerinde Alystrati Mağarasını ziyaret ediyoruz. Sarkıt ve dikitleriyle göz kamaştıran bu doğa harikası dünyanın en büyük nehir mağarasıdır. 25.000 m2’lik alanı kaplıyor ve oluşumu 3 milyon yıl olarak hesaplanıyor…Öğle saatlerinde, Osmanlı döneminde, taht yolu kapalı olan hanedan üyelerinin taşradaki önemli merkezlerinden olan Serez’e varıyoruz. Önce öğle yemeği için serbest zaman veriyoruz. Ardından başlayacağımız turda (yürüyerek) tekstil zenginliğiyle çevre illerde de ünlenmiş olan ve bugün mütevazı bir Arkeoloji Müzesi olarak faaliyet gösteren Çandarlı İbrahim Paşa Bedestenini görüp, ziyaret ediyoruz (serbest). Turumuza devamla, ilk inşası 5. - 6. yüzyıla tarihlenen, şehrin eski Başpiskoposluk makam kilisesi olan Aziz Theodore Kilisesini, II. Beyazıt’ın kızı Selçuk Sultan tarafından yaptırılan Zincirli Camii görüyor ve eğer açtırabilirsek, ziyaret ediyoruz. Son olarak Osmanlı Dönemi Vilayet Konağını görerek, Serez’den ayrılıyoruz. Ve gayet keyifli bir yolculuk ile Selanik’e gidiyoruz. Geceleme Selanik’te otelimizde.
Bu akşam ülkenin tüm kiliselerinde Paskalya haftasının en özel törenlerinden biri gerçekleşiyor. İsa'nın çarmıhtan indirilen na’şının tasviri işlenmiş olan “kutsal kumaşın” taşındığı, İsa’nın kabrini temsil eden kubbeli bir “tahtırevan”, her kiliseden kortejler eşliğinde çıkarılıp, ilgili kilisenin cemaat sınırları dâhilindeki sokaklarda taşınarak, tekrar kiliseye getirilir ve bir katafalk gibi kilisenin yapının ortasına yerleştirilir. “Geçit Töreni” çağrışımlı bu olayı görmek isteyeceğinizi düşünüyoruz.
Tavernaları ile ünlü Selanik’te bu gece farklı bir organizasyon yapıyoruz. Akşam yemeğimizi otelde değil, dışarıda, kentin otantik tavernalarında alıyoruz. ”Geçit Töreni” sonrasında kent merkezinin en popüler ve geleneksel tavernalarından birinde, Yunan mutfağının seçme lezzetleriyle buluşuyoruz (İçki & içecek ekstra).
Not: Otobüs takograf kuralları gereği otele yaya olarak dönmek zorundayız. Ancak merak etmeyin gece programının en uzak noktası, otelimize sadece 1.300 metre.
19 Nisan 2025, Cumartesi: SELANİK - PELLA - EDESSA – SELANİK
Otelde alacağımız sabah kahvaltısından sonra kısa bir yolculuk ile Makedon Krallığının başkenti ve Büyük İskender’in doğum yeri olan Pella Antik Kentine gidiyoruz. Önce Tunç Çağından Geç Helenistik Döneme kadar tarihlenen ve günlük yaşam, kamusal yaşam, din-kültler, mezarlıklar, saray - Büyük İskender başlıkları altında, tematik olarak sergilenen 3.000 eseri barındıran Pella Arkeoloji Müzesini ziyaret ediyoruz. Ardından MÖ 3.000’den başlayarak insan yerleşimine sahne olan ören yerinde MÖ 5. yüzyılın sonlarında kurulan, Afrodit Tapınağı, Kraliyet Sarayı, Kaya Mezarları, Antik Agora gibi kamusal yapıların ve zengin konutların süslediği Pella Antik Kentini ziyaret ediyoruz.Yeniden yol çıkıyor ve kısa bir yolculuk yaparak şelaleleri ile ünlü Edessa’ya ulaşıyoruz. Kentin hemen batı kıyısında, Nice (Kaymakçalan) Dağının eteklerinde, 14. yüzyılda depremler ile ortaya çıkan 12 şelaleyi barındıran Şelaleler Parkını ziyaret ediyoruz. Doğa harikası olan bu sular cennetinde şelale ziyareti, taverna ve kafelerde öğle yemeği için serbest zaman veriyoruz. Edessa’dan ayrılınca Selanik’e dönüyoruz. Selanik turumuzda; Kent merkezindeki Vardaris Meydanını, Kral Konstantin Heykelini, İzmir’in Kordon’unu çağrıştıran Niki (Zafer) Bulvarını, Osmanlı dönemi yapılarından Gümrük Binasını görüyor ve Selanik’in simgesi olan Beyaz Kulede kısa bir fotoğraf molası veriyoruz. Sonrasında İskender Heykelini, Döner Kulesi ile Fuar alanını görerek, kentin doğusuna geçiyoruz. Selanik’in 19. yüzyıldaki zenginliğine tanıklık eden neoklasik konakları görebileceğimiz ana bulvarları kat ediyor, Sabri Paşa Şadırvanını, Aristoteles Üniversitesi Kampüsünü, Roma İmparatoru Galerios’un Perslere karşı zaferlerini konu alan kabartmalarla bezeli Zafer Takını, Osmanlı döneminde camii olarak faaliyet gösteren Rotonda’yı, II. Murat döneminde yaptırılan Bey Hamamını görerek şehir merkezine dönüyoruz. Gezinti ve alışveriş için serbest zaman verdikten sonra Osmanlı döneminin en eski eserlerinden olan Hamza Bey Camii ve Evliya Çelebi’nin Balkanların en güzeli olarak tanımladığı Bedesteni görüyoruz.
Kutsal Işık ve Diriliş Ayini:
Kudüs’te, Diriliş Kilisesi içinde, İsa’nın mezarı üzerinde bulunan şapele, her Paskalya haftasının Cumartesi günü bırakılan bir kandil -inanç o yöndedir ki- kendiliğinden yanar. Bu kandilden alınan ve “kutsal ışık” olarak anılan ateş, Kudüs’ten Atina’ya getirilir ve hızla tüm Yunanistan kiliselerine ulaştırılır.
Paskalya haftasının en önemli olayı, İsa’nın Pazar günü dirildiği inancına dayanan ayinler ve geleneklerdir. “Diriliş Ayini” ya da “Paskalya Pazar’ı Ayini” adı verilen bu ayin Cumartesi gecesi saat 23:00 civarı başlar ve yaklaşık sabah 03:00’e kadar sürer. Bu ayinin doruk noktası gece yarısının hemen ardından mihraptan meşaleler ile çıkan papazın “kutsal ışığı” ilahiler eşliğinde inananlara sunmasıdır. Aldıkları ateşi, gecenin karanlığında, sokaklarda, ellerinde mumlar ile evlerine taşıyan insanlar adeta bir şenlik havası yaratırlar. Gerçekten izlemeye değer…
Akşam yemeğimizi kentin en sevilen eğlence merkezi olan Ladadika’da, geleneksel tavernalardan birinde, zengin bir menü ve canlı müzik eşliğinde alıyoruz. (İçki & içecek ekstra)
Gündüz serbest zamanımızda çarşıdan aldığımız mumlar ve kırmızı yumurtalarla, rehberimizin vereceği saatte, otelimize ve merkeze yakın bir kiliseye gidiyoruz. Gece yarısından hemen sonra da kent meydanındaki şenlikli kalabalığa karışıyoruz. Bu gece biz de Paskalya’nın bir parçası olmayı deneyimlemek istiyoruz…Paskalya geleneklerinin gastronomik boyutunu da vurgulamayı unutmayalım: Paskalya, et ve hayvansal ürünlerden uzak durulan ve bugün gece yarısında biten 6 haftalık bir oruç döneminin de sonudur. Et ile yeniden buluşma, günün ilk dakikalarında –artık açmış olan- tavernalarda “Magiritsa” adı verilen bir tür sakatat çorbası ile kutlanır. Kaçırmayın!
Bu geceki tüm programı yaya olarak gerçekleştireceğiz. Herkes dilediği saatte otele otele dönebilir. Artık biliyorsunuz ki otelimiz çok yakın…
20 Nisan 2025, Pazar: SELANİK - KAVALA – İZMİR
Sabah otelde kahvaltı ettikten sonra varsa extralarımızı ödeyip çıkıyoruz. Önce kısa bir panoramik tur yapıyoruz. Günümüzde Makedonya ve Trakya Bakanlığı olarak faaliyet gösteren Osmanlı Dönemi Hükümet Konağını, aynı döneminin ilk Jandarma Süvari Okulunu, Hamidiye Hastanesini ve Bizans Kalesini görerek, otobüsle panoramik turumuzu tamamlıyor ve keyifli bir yürüyüşe geçiyoruz. Osmanlı döneminde Bayır adını taşıyan bölgenin, dar ve grafik sokaklarında göreceğimiz bolca sivil mimari örneklerinin yanı sıra Vlatadon Manastırı, İlyas Peygamber Kilisesi gibi Bizans dönemi ve Musa Baba Türbesi, Alaca İmaret Camii gibi Osmanlı dönemi kamusal yapıları da görerek, kentin koruyucu azizine ithafen inşa edilmiş Aziz Dimitri Kilisesine gidiyoruz. Dışarıda bilgi aldıktan sonra Kiliseyi ziyaret ediyoruz. Sonra da yeniden aracımızla buluşuyor ve Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu ve çocukluk yıllarını geçirdiği, günümüzde Türkiye Konsolosluğu bahçesinde bulunan Atatürk Evine giderek Selanik turumuzu noktalıyoruz.
Selanik’ten ayrılıyor, Kuzey Ege sahillerinde yapacağımız keyifli bir yolculuk ile öğle saatlerinde Kavala’ya ulaşıyor ve öğle yemeği için serbest zaman veriyoruz. Ardından; Liman, Su Kemerleri, İbrahim Paşa Camii, 19. yy. Neo Klasik yapıları, İmarethane, Kavalalı Mehmet Ali Paşa Evi ve Heykelini göreceğimiz bir yürüyüş turu yapıyor ve Kavala’dan ayrılıyoruz. Ülkemizde Kavala kurabiyesi olarak bilinen “Karvali” kurabiyesinin üretildiği yerde, Nea Karvali’de kısa bir mola veriyoruz.Tur programımız burada sona ererken dönüş yolculuğu başlıyor. Otoban üzerinden İskeçe, Gümülcine, Dedeağaç hattında ilerleyerek Kipi Sınır Kapısına ulaşıyoruz. Pasaport ve gümrük işlemlerinden sonra freeshopta serbest zaman veriyoruz. İpsala Sınır Kapısından ülkemize giriş yapıyor, zaman zaman yemek ve ihtiyaç molaları vererek gelirken izlediğimiz güzergâh üzerinden yol alıyoruz. (Pazartesi) sabah erken saatlerde İzmir’e ulaşıyor ve yeni turlarda buluşmak üzere vedalaşıyoruz…